![]() |
![]() |
![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
| KIYILAR: Deniz okulundan başlayıp Heybeliyi sahilden dolaşınca Aya Effemia ayazmasına gelinir, onun yanında kil mağarası vardır. Biraz daha doğuya gidilince kadınlar şafağı ve ünlü ŞAFAK gelir şafaktan sonra sanatoryuma kadar kıyı kıyı gitmek zorlaşır. Sanatoryum burnundan sonra Çam Limanı ve terki dünya burnu gelir.Terki dünya altındaki derin sular yemyeşil ve bilur gibidir.Biraz daha gidilince çamların gölgeleri suya vuran domuz iskelesi karşımıza çıkar. Sonra çöplük gelir,devam edilince Alman koyuna geliriz.Bu koy Poyraz havalarda sakin olduğu için ÇINAR denilen yer Bizans döneminde tersane imiş, burada eskiden kalma tersane duvarları toprağın altındadır.Çınardan sonra ASAF buradan sonrada PLAJ gelir burada suyun içi kumluktur toprak kırmızı'dır. DEĞİRMEN BURNUNDAN sonra PAPAZ DAĞININ denize varan eteklerine varırız. Kuzeye bakan kıyılarında yosunlu taşlı küçük koylar vardır MENDİREĞE yakın eski çöplüğe gelince,adayı çepeçevre dolaşmış ve rıhtıma gelinir. TEPELER: Heybeli ada dört tepeden oluşur. Adanın en yüksek tepesi üzerinde bir değirmen yıkıntısı olan DEĞİRMEN TEPESİDİR yüksekliği 136 metredir. Değirmen tepesinin doğuya doğru uzantısı TAŞ OCAĞI TEPESİDİR(köy tepesi)yükseklik 128 metredir.Adanın ilk kaldırımlarının yapılmasında kullanılan taşlar buradan çıkartılmıştır MAKARYOS TEPESİ ise değirmenin batısında Burgaza bakan yönde üzerinde Makaryos manastırı vardıryüksekliği 98metredir. PAPAZ DAĞI yeni ismiyle ÜMİT TEPESİ adanın kuzeyinde üzerinde papaz okulu bulunan tepedir.Yüksekliği 98 metredir. LİMANLAR: Heybelinin dört Limanı vardır. 1.'si Büyükadaya bakan yöndeki BAHRİYE; 2.'si rıhtımın batı yönündeki MENDİREK; 3.'sü plajın yanında DEĞİRMEN BURNU KOYU; 4.'sü ve en büyüğüde ÇAM LİMANI'dır. Adanın en güzel limanına eskiden"Port saint maria" denilirmiş.Limanın üzerinde kurulan Meryem kilisesinden bu ismi almıştır. DENİZE GİRİLEN YERLER: Yazları adada denize girmek,yüzme,kürek,yelken sporları ile uğraşmak keyiflidir.Adalıların yaşamında Deniz ve balık önemli bir yer tutar. Eskiden Heybelinin her yerinde deniz'e girilir, her yerinden balık tutulur,hatta çok verimli balık kayalıkları vardı. Eski balıkçılar bu kayaları kimseye söylemez,her gittiğinde oradan kovalarca balıklar alırlardı. Deniz'e girilen yerlerden en revaşta olan bugünkü plajın olduğu koydu. Sonra Asaf daha ilerde Çınar ve Burgaz'a yakın büyük kumluğu olan Kablo koyu. Halkın özellikle evlere yakınlığı nedeniyle tercih ettiği tüm tepe mahalle ile beylik mahallesinin deniz'e girdiği en ünlü yer ŞAFAK'tı.Şafakta pek çok ünlü yüzücü yetişmiştir. MAHALLELER Rıhtımın arkasındaki düzlük adanın ilk yerleşim bölgesidir. Eskiden rıhtım yoktu çakıllı sahil vardı. Bazı yapılar deniz üstündeydi. Mendireğe yakın bölgede deniz hamamları vardı. Sahilden içerlere doğru gidince, tek katlı iki katlı ahşap evlerden oluşan bir köy gelirdi. Burada genellikle balıkçılar otururdu. Kilisede şimdiki yerindeydi fakat önü denizdi. Küçük köy zamanla gelişti, yukarıda camiinin bulunduğu yere kadar uzandı. Caminin olduğu yerden plaja kadar uzanan yöreye "AMBELA" üzüm bağları denilirdi. Antik devirlerde burada bakır madeni işleten DİMONİSİON'un adına atfen ve rumca bakır anlamına gelen "Halkos" bozma olarak HALKİ diye anılırmış. Antik dönemlerde işloetilen maden ocağı Çam Limanında idi ve ada bakır kadar zengin demir de ihtiva etmekteydi. |
Manastırlar ve kiliseler bakımından
zengin olan ada Heybeliada'dır.Tarihçiler manastırların ilk inşaa tarihleri üzerine iki fikri ileri sürerler. Birincisine göre yapıların kuruluşu 9.yy.öncesine, diğerine göre ise 9.yy.sonralarına doğrudur. Bu ikincisini ileri sürenler yapıları ikonoklazma döneminin ünlü patriklerinden FOTİOSUN kurduğunu söylerler. Fotios ilk kez 857-867,ikinci kez 878-886yılları arasında patriklik yapmıştır. 860 yılında adaları yağmalayan Rus kazak korsanlarının AY TRİADA' yı yağmaladıkları bilindiğine göre Fotios manastırı ilk patriklik döneminde yaptırılmıştır. Rus kazakların yağmalamasından sonra onarılan ve adeta inşaa edilen manastırda Patrik İOSİF tarafından kütüphane kurulmuştur. Manastırı canlandırmak için buraya keşişler yerleşmiş deri üzerine el yazmalarıyla kütüphaneyi zenginleştirmişlerdir.Manuel Kommenin 1158 yıllarında kaleme aldığı listede adı geçen manastır AYA TRİA'dır. Bu yıllardan İstanbul'un Türkler tarafından fethine kadar manastırlar hakkında pek fazla şeyler yazılmamıştır. Bu manastır sağır keşiş tarafından 1772 yılında onarılmış 1831 yılnda ise yanmıştır. Yangında büyük hasar olmuş ve İstanbul Patriği 4.GERMANOS tarafından eskiden daha görkemli olarak inşaa ettirerek 1844 yılında Ortodoks din adamı yetiştirmek üzere öğretime açılmıştır. 1894yılındaki depremde yıkılan bu bina İstanbul'lu zengin Rumların,Rus,,Yunan ve Sırp kiliselereinin yardımlarıyla yeniden inşaa edilmiştir. Bugün Papaz okulu dediğimiz üç katlı kagir bina budur ve mimarı Fotiyadis'tir. Okulun Ortodoks dünyasındaki önemli bir yeri olup, bu okulu bitirenler dünya'nın her bir tarafına yayılıp, Ortodoks kiliselerinin başına geçmişlerdir. MERYEM ANA kilisesi 1341 yılında 5.İoannes Palaiologostarafından yaptırılmış,1624 yılında rus korsanları tarafından yağmalanmıştır. 1672 yılında kilise hariç etrafındakiler tamamen yanmış 1797 yeniden restore edilmiştir. TERKİ DÜNYA MANASTIRI ve arseniyos kilisesi 1868'de Hristos manastırından yetişmiş bir Papaz tarafından yapıldığı bilinmektedir. 1894 depreminden sonra yeniden yapılan ahşap bir yapıdır. Hz.Meryem, Aya Sypridon, Hz.İbrahim'in ikonaları bu kilisede bulunmaktadır. AYA YORGİ Uçurum manastırı 1758 yılında Patrik 3.İonikios Karacas tarafından inşa edilmiştir. Uçurumun dibinde deniz kenarından kaya içinden çıkan suyu vardır. İonikos Karacas 1793 yılına kadar Heybelide bu manastırda oturmuş, vefatından sonrada kendisini bu bahçeye gömdürmüştür. AYA NİKOLA KİLİSESİ Bu kilise pek eski olmayıp,burada mevcut olan ve inşa tarihi bilinmeyen kilisenin yerineyapılmıştır. Bu kilise o zamanın ilk yerleşim bölgesinin etrafındaymış. Bu kilisede İsa'nın 12 havarisinin tasviri vardır. Bunlardan dördü incili yazan azizlerdir. |